BTP’den Türkiye’ye Dengeli Diplomasi Çağrısı
BTP, ABD-İsrail ile İran geriliminin bölgesel savaşa dönüşme riski taşıdığını belirterek Türkiye’ye temkinli ve dengeli diplomasi önerdi.
Bağımsız Türkiye Partisi (BTP), ABD-İsrail ile İran arasında tırmanan çatışmaların bölgesel ölçekte genişleme riski taşıdığına dikkat çekerek Türkiye’nin izlemesi gereken yol haritasına ilişkin kapsamlı bir değerlendirme yaptı. Parti, askeri angajman yerine diplomatik denge politikasının öncelik olması gerektiğini vurguladı.
BTP Sözcüsü Lütfullah Önder, Başkanlık Divanı toplantısının ardından yaptığı açıklamada, çatışmanın yalnızca askeri değil; ekonomik, jeopolitik ve enerji boyutlarıyla çok katmanlı bir kriz haline geldiğini belirtti. Önder, savaşın nedenlerinin doğru analiz edilmeden sağlıklı bir politika üretilemeyeceğini ifade etti.
Çatışma yıpratma savaşına dönüştü
Açıklamada, başlangıçta sınırlı bir askeri müdahale olarak görülen sürecin, İran’ın güçlü karşılık vermesiyle karşılıklı yıpratma savaşına evrildiği kaydedildi. Bu durumun, taraflardan birinin kısa vadede kesin üstünlük sağlamasını zorlaştırdığına işaret edildi.
Çatışmanın Lübnan hattına yayılma ihtimali ve İsrail’in Hizbullah’a yönelik operasyonlarının da bölgesel gerilimi artırdığı vurgulandı. İran’ın füze ve insansız sistemlerle gerçekleştirdiği saldırıların ise askeri dengeleri etkilediği ve küresel algıda kırılmalara yol açtığı ifade edildi.
Türkiye için çok boyutlu risk
BTP, söz konusu gerilimin Türkiye açısından yalnızca güvenlik sorunu olmadığını, aynı zamanda ekonomik ve diplomatik sonuçlar doğurabilecek bir süreç olduğunu belirtti. Özellikle enerji fiyatlarındaki artışın Türkiye ekonomisi üzerinde baskı oluşturabileceği uyarısında bulunuldu.
Enerji ithalatına bağımlılığın, uzun süreli bir çatışma halinde cari açık, enflasyon ve döviz dengesi üzerinde olumsuz etkiler yaratabileceği ifade edilerek, enerji güvenliğinin güçlendirilmesi gerektiği vurgulandı.
“Askeri değil diplomatik çözüm öncelikli olmalı”
BTP açıklamasında, Türkiye’nin doğrudan çatışmanın tarafı haline gelmesinin ciddi riskler barındırdığı belirtilerek şu değerlendirmeye yer verildi:
Türkiye’nin bölgesel güç rekabetinin parçası olmaktan kaçınması, arabuluculuk rolünü öne çıkarması ve çok yönlü diplomatik ilişkilerini güçlendirmesi gerektiği ifade edildi. Bölge ülkeleriyle iş birliğinin artırılması ve küresel aktörlerle dengeli ilişkilerin sürdürülmesi gerektiği de vurgulandı.
Bölgesel dengeler yeniden şekilleniyor
Açıklamada ayrıca savaşın, Orta Doğu’da güvenlik mimarisinin yeniden şekillenmesine yol açabileceği ve büyük güç rekabetinin daha görünür hale geldiği ifade edildi. Füze teknolojileri ve insansız sistemlerin modern savaşın merkezine yerleştiği belirtilirken, Türkiye’nin bu yeni döneme hazırlıklı olması gerektiği kaydedildi.
BTP, Türkiye’nin bu süreçte atacağı stratejik adımların hem güvenlik hem de ekonomik açıdan belirleyici olacağını vurgulayarak, dengeli dış politika ve güçlü diplomasi çağrısını yineledi.
