Depremin yaraları daha sarılmamışken…
6 Şubat depremlerinin Merkez üssü Kahraman şehrimiz, Kahramanmaraş…
Ülkenin yedi düvele karşı verdiği milli mücadelede sağladığı devasa katkılardan dolayı, yediden yetmişe tüm şehir halkının gösterdiği üstün kahramanlıklardan ötürü TBMM kararıyla 'Kahraman' vasfını kazanan gazi şehrimiz…
Kahramanmaraş, sen ne acılar yaşadın, ne acı günler gördün, acılarla ve sancılarla dolu ne acı yıllar geçirdin ve sen hala da yakın geçmişte nice canlarını çürük binalar altında kaybettiğin depremin yaralarını sarmakla meşgulsün.
Yüz binlerin imar sorununu çözdük, 'İmar Barışı' çıkardık diye nara atanların, depremin sabahından itibaren üç gün boyunca, yer demir gök bakır misali hiç bir çığlığı duymadıklarını da acı acı hatırlıyorsun değil mi Kahramanmaraşlı çilekeş kardeşim?
Depremin acıları daha geçmemişken, depremin açtığı derin yaralar daha sarılmamışken şimdi de sabahleyin minik minik yavrularını okula gönderdin ve aynı günün akşamında minik tabutlarına sarılmak zorunda kaldın.
Hiç bir dil bu acıyı tarife muvaffak olamaz, hiç bir kalem tam anlamıyla bu acıyı anlatamaz.
Daha depremin yaraları sarılmamışken, depremde kayıp olan çocuklardan bir haber alınamamışken okula gönderilen yavrulardan kara haber geldi.
Kahramanmaraş kara haberlere doymadı mı?
Koca ülke, Anadolu coğrafyasının çilekeş insanları kara haberlerin kablolarını kesmeli değil mi, ekranlarını karartmalı değil mi?
Kara ağızlı, kanlı ağızlı baykuşlar artık hem Kahramanmaraş'tan hem de tüm Türkiye'den kara haberler vermesinler, veremesinler ne olur?
Kahramanmaraşlı Kahraman kardeşim, Kahraman anam, bacım, gelinim ve kızım elbette acınız acımızdır, sancınız sancımızdır, döktüğünüz gözyaşlarınıza bizimkileri de ilave edin, ilave edin ki, belki gözyaşları sele döner de tüm kötülükleri siler süpürür, tüm kötülerin, kötü niyetlilerin, tüm düzenbazların ve hilebazların vicdanlarının karasını belki temizler.
Bu da geçer Ya Hu!
