Dervişoğlu'ndan İktidara Demokrasi Uyarısı
İYİ Parti lideri Dervişoğlu, hukuk ve insan hakları eleştirilerinin Türkiye'nin itibarını zedelediğini belirterek, "Muktedir olmak diktatör olmak değildir" dedi.
İYİ Parti Genel Başkanı Müsavat Dervişoğlu, Ankara'nın Tunalı Hilmi Caddesi'nde esnaf ve vatandaşlarla bir araya gelerek gündeme ilişkin değerlendirmelerde bulundu. Vatandaşların taleplerini dinleyen Dervişoğlu, 27 Haziran'da Ankara Tandoğan Meydanı'nda düzenlenecek mitinge de davette bulundu.
Gençlerle bir kafede sohbet eden Dervişoğlu, Türkiye'nin sahip olduğu insan kaynağı ve potansiyelin mevcut sorunları aşabilecek güçte olduğunu söyledi. Gençlerin umutsuzluğa kapılmaması gerektiğini belirten Dervişoğlu, yaşanan sıkıntıların yanlış politikalar ve yönetim anlayışından kaynaklandığını ifade etti.
Kendi gençlik dönemlerinde de benzer zorluklarla karşılaştıklarını anlatan Dervişoğlu, gençlerin kendilerini çaresiz hissettiklerinde çözümün yine kendilerinde olduğunu unutmamaları gerektiğini belirtti. Gelecek nesillere daha güçlü bir ülke bırakmak için çalıştıklarını kaydeden Dervişoğlu, bütün çabalarının gençlere daha aydınlık bir gelecek sunmaya yönelik olduğunu dile getirdi.
Basın mensuplarının sorularını da yanıtlayan Dervişoğlu, medyada muhalefetin açıklamalarına yeterince yer verilmediğini savundu. Basın çalışanlarına yönelik herhangi bir eleştirisinin bulunmadığını belirten Dervişoğlu, gazetecilerin de görevlerini zor şartlar altında yerine getirdiğini söyledi.
Partisinin gençlik yapılanmasına ilişkin değerlendirmelerde bulunan Dervişoğlu, gençlik kollarının sahada aktif çalışmalar yürüttüğünü ifade ederek, İYİ Parti'nin en genç başkanlık divanına sahip siyasi partilerden biri olduğunu dile getirdi.
Hiranur Vakfı davasında verilen tahliye kararına ilişkin soruyu da yanıtlayan Dervişoğlu, çocukların korunmasının toplumun ortak sorumluluğu olduğunu belirtti. Küçük yaşta çocukların evliliğinin meşrulaştırılmasına yönelik anlayışları sert sözlerle eleştiren Dervişoğlu, adaletin eksiksiz şekilde işletilmesi gerektiğini vurguladı.
Avrupa Parlamentosu'nun Türkiye raporunda Adalet Bakanı Akın Gürlek'e yönelik yaptırım çağrısının yer almasını da değerlendiren Dervişoğlu, Türkiye'nin uluslararası platformlarda hukuk ve insan hakları başlıkları üzerinden tartışılmasının ülke adına üzücü olduğunu söyledi.
Türkiye'nin aleyhine alınan her kararı desteklemesinin mümkün olmadığını belirten Dervişoğlu, ülkeyi yönetenlerin attıkları adımların ve aldıkları kararların Türkiye'nin dış dünyadaki algısını doğrudan etkilediğini ifade etti.
Dervişoğlu, "Bu ülkeyi yönetenlerin güçlü görünmesi gerekir. Ancak muktedir olmak, diktatör olmak anlamına gelmez. Güçlü yönetim, demokrasiye, insan haklarına ve hukukun üstünlüğüne bağlılıkla mümkündür" değerlendirmesinde bulundu.
