Enflasyon Baskısı Artıyor, Açık Genişledi
Şubat enflasyonunun yüksek gelmesi beklenirken faiz indirimi ihtimali zayıflıyor. Öte yandan ocakta dış ticaret açığı 8,38 milyar dolara çıktı.
Şubat ayına ilişkin öncü göstergeler, fiyat artışlarının hız kesmediğine işaret ediyor. Piyasalarda aylık enflasyonun yüzde 3 civarında gerçekleşeceği beklentisi öne çıkarken, geçen yılın aynı dönemine göre daha yüksek bir oran gelmesi halinde yıllık enflasyonun yeniden yukarı yönlü hareket etmesi bekleniyor.
Türkiye İstatistik Kurumu ocakta aylık enflasyonu yüzde 4,84, yıllık enflasyonu ise yüzde 30,65 olarak açıklamıştı. Şubat verisinin baz etkisiyle yıllık oranı yaklaşık yüzde 31 seviyesine taşıyabileceği hesaplanıyor. Bağımsız hesaplamalarda da aylık artışın yüzde 3’ün üzerinde olduğu görülüyor.
Sigorta ve finansal hizmetler ile gıda kalemlerinde dikkat çeken artışlar, enflasyonun genele yayıldığını gösteriyor. Giyim ve ayakkabı dışındaki birçok ana harcama grubunda fiyat yükselişi sürüyor.
Bu tablo, 12 Mart’taki Para Politikası Kurulu toplantısı öncesinde faiz indirimi ihtimalini zayıflatmış durumda. Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası yönetimi önceki iletişiminde indirim kapısını tamamen kapatmamıştı; ancak hem enflasyon beklentilerindeki bozulma hem de küresel riskler karar alanını daraltıyor. Petrol fiyatlarının 70 doların üzerinde seyretmesi ve bölgesel gerilimler de fiyat istikrarı açısından baskı unsuru olarak öne çıkıyor.
Ekonomi yönetimi aylık dalgalanmaların geçici olduğu görüşünü korusa da iki aydır yüksek gelen veriler, hedef patikasına ilişkin soru işaretlerini artırmış durumda.
Ocakta Dış Ticaret Açığı Büyüdü
Öte yandan dış ticaret cephesinde de dengedeki bozulma dikkat çekiyor. TÜİK ile Ticaret Bakanlığı iş birliğiyle açıklanan geçici verilere göre, 2026 Ocak ayında ihracat geçen yılın aynı ayına göre yüzde 4 gerileyerek 20 milyar 315 milyon dolara düştü. İthalat ise yüzde 0,1 artışla 28 milyar 695 milyon dolar oldu.
Bu gelişmeyle birlikte dış ticaret açığı yıllık bazda yüzde 11,6 artarak 8 milyar 380 milyon dolara yükseldi. İhracatın ithalatı karşılama oranı da yüzde 73,8’den yüzde 70,8’e geriledi.
Enerji ve altın hariç tutulduğunda da ithalattaki artışın sürdüğü görülüyor. Sektörel dağılımda imalat sanayi ihracattaki ağırlığını korurken, ithalatta ara mallarının payı yüzde 72,1 ile öne çıktı.
Enflasyon baskısının arttığı bir dönemde dış ticaret açığındaki genişleme, makroekonomik dengeler açısından ilave risk başlıklarını gündeme taşıyor. Önümüzdeki günlerde açıklanacak şubat enflasyon verisi ve Merkez Bankası’nın faiz kararı, piyasaların yönü açısından belirleyici olacak.
