Prof. Dr. Mustafa Yavuz Köker

12.05.2026 tarihinde yayınlandı.

Türkiye'nin hemen güneyinde yer alan Kıbrıs, ilk bakışta sakinliğiyle dikkat çeken; yakından incelendiğinde ise büyük potansiyeller ve önemli eksiklikleri aynı anda barındıran bir coğrafya olarak öne çıkıyor. Geçtiğimiz hafta sonu gerçekleştirdiğim kısa Kıbrıs ziyaretinde, adanın hem doğal güzelliklerini hem de sosyal ve ekonomik yapısını gözlemleme fırsatı buldum.

KKTC, Kıbrıs, geniş tarım arazileri, aktif köy yaşamı ve güçlü turizm potansiyeliyle dikkat çekiyor. Özellikle buğday üretiminin yoğun olduğu bölgelerde kırsal hayat canlılığını korurken, sanayinin ise oldukça sınırlı düzeyde kaldığı görülüyor. Ada ekonomisinin temel omurgasını eğitim sektörü ve turizm oluşturuyor.

Ziyaret kapsamında Mağusa'da, 18yy. Büyük tefsir alimi İsmail Hakkı Bursevi'yi yetiştiren Kutup Osman Efendinin Türbesi ve medresesi ziyaret ettim. Bu tarihi yapı ayağa kaldırılmış ve türbede 24 saat kuran okunuyor. Kıbrıs vakıflar idaresi ve Kıbrıs müftülüğünü bu güzel çalışması için tebrik ederim. Önerim; gelecekte bu yapının diğer kısımlarında Türk İslam müzesi açılması ve Kutup Osman efendinin eserlerinin sergilenmesi, özellikle işari tefsir (Vahdeti vücud ekolü) alanında çalışan bir mutasavvıf din aliminin Osmanlı devletini 2. Viyana kuşatması/savaşı yerine diplomasiye davet etmesi ve sonucunda sürgüne gönderilme hikayesinin görsel olarak anlatımı çok ilgi çekecektir. 

Daha sonra, Kapalı Maraş gibi önemli noktaları görme fırsatı bulduk. Özellikle Kapalı Maraş'ın hayalet binaları, yakın tarihin izlerini taşıyan etkileyici bir atmosfer sunuyor. Ada coğrafyası, iklimi ve deniziyle turizm açısından son derece elverişli bir yapıya sahip. Ada olması sebebiyle güvenlik ve asayişin kolay sağlanabilmesi de Kıbrıs'ın avantajlarından biri olarak öne çıkıyor.

Ertesi gün Lefkoşa'da kıymetli dostum Birol Şensoy ile ailecek şehri gezme imkânı bulduk, kendilerine göstermiş oldukları misafirperverlik için buradan teşekkür ederim. Rum-sınır kapılarındaki hareketlilik, kapalı çarşı ve Selimi camii dikkat çekiciydi, güneyden de epey ziyaretçi geliyor.

Türkiye'den adaya yoğun bir ulaşım ağı mevcut. Özellikle Anadolu şehirlerinden her gün düzenli uçuşların olması, Kıbrıs ile Türkiye arasındaki sosyal ve ekonomik bağın ne kadar güçlü olduğunu gösteriyor. Kayseri'den direk uçuşla gelen biri olarak, her gün dolu uçaklarla insanların adaya gidip geldiğini görmek güzeldi. Bu durum, Anadolu ile Kıbrıs arasındaki entegrasyonun istenirse daha da geliştirilmesinin mümkün olduğunu ortaya koyuyor.

Karpaz bölgesinde konakladığımız otelin sahibi Rus vatandaşıydı ve tesis oldukça estetik bir anlayışla tasarlanmıştı. Karpaz bölgesi, geleceğin Bodrum'u, Marmaris'i ya da Ayvalık'ı olabilecek potansiyele sahip görünüyor. Doğal güzellikleri büyük ölçüde korunmuş olan bölge, özellikle Anadolu şehirlerindeki halk için kısa uçuşlarla ulaşılabilecek önemli bir aile tatil merkezi olmaya aday. Kıbrıs'ın turizm eksenli bir ekonomik dönüşümle çok daha güçlü bir noktaya taşınabileceği açıkça hissediliyor.

Adada dikkat çeken bir başka unsur ise hizmet sektöründe çalışan yabancı iş gücüydü. Pakistan, Bangladeş ve Özbekistan gibi ülkelerden gelen çok sayıda insanın özellikle turizm ve hizmet sektöründe çalıştığı gözlemleniyor.

Bununla birlikte, belediyecilik hizmetlerinin yeterince gelişmediği de açık biçimde hissediliyor. Gıda standartlarından yol altyapısına kadar birçok alanda Türkiye'nin gerisinde kalındığı görülüyor. Özellikle Lefkoşa ile Karpaz arasındaki ulaşım ağı, yoğun trafiğe rağmen hâlâ tek şeritli bozuk yollarla sağlanıyor. Oysa bu bölgelerin modern duble yollar veya otoyollarla birbirine bağlanması gerekiyor. Mevcut tablo, uzun yıllardır süren altyapı ihmallerinin somut bir göstergesi niteliğinde.

Kıbrıs'taki üniversiteler de dikkatle ele alınması gereken bir başka başlık. Eğitim kalitesinin yükseltilmesi, diplomaların uluslararası geçerliliğinin güçlendirilmesi ve üniversitelerin dünya standartlarına taşınması büyük önem taşıyor.

Adada trafik sistemi ise Türkiye'den gelenler için alışılması biraz zor. Trafik İngiliz sistemi. Türkiye ile daha güçlü bir entegrasyon hedefleniyorsa, uzun vadede trafik sisteminin dönüştürülmesi dahi tartışılabilir bir konu. Ama yine de araç kiralayıp sürebilirsiniz, temel prensip sürerken şoför yan kaldırım tarafında olmayacak.

Enerji ve tarım alanında ise Kıbrıs'ta yapılması gereken acil işler var. Doğal gazın adaya ulaştırılması ve yeni imar planlarıyla birlikte Kıbrıs şehirleşmesinin planlanması gerekli.  Türkiye'den gelen su Kıbrıs'a hayat vermiş ama biraz pahalı. Modern sulama sistemleri ile Kıbrıs ciddi bir tarım üretim merkezine dönüşebilir. Özellikle seracılık konusunda ada son derece avantajlı bir iklime sahip. Bölgedeki bir vatandaşın anlattığına göre, ekilen biber fideleri yıllarca ürün verebiliyor. Yılda birkaç kez ürün alınabilen bu verimli iklim, tarımda büyük bir ekonomik potansiyel anlamına geliyor.

Tüm bu yönleriyle değerlendirildiğinde Kıbrıs; turizm, tarım ve eğitim sektörünü dengeli biçimde geliştirebilirse geleceğin "Doğu Akdeniz cazibe merkezi" olabilecek kapasiteye sahip görünüyor. Bu yönü ile yöneticilerin Dubai örneğini incelemeleri yerinde olabilir. Özellikle muhafazakâr aile turizmi açısından Anadolu insanı için güçlü bir alternatif adres olabilir.

Ancak adanın geleceği açısından çözülmesi gereken önemli meselelerden biri de kumar turizmi. Bu sektörün oluşturduğu sosyal ve ahlaki yozlaşma, kara para iddiaları ve gençler üzerindeki olumsuz etkiler dikkate alındığında, bu kamburdan kurtuluşun vakti gelmiş gibi. Aile turizmini, kültür turizmini ve sürdürülebilir tarım modelleri kuzey Kıbrıs'ı bölgede aranan bir marka yapabilir. 

Kıbrıs bugün hâlâ büyük ölçüde keşfedilmeyi bekleyen çok büyük bir ada. Her Türk vatandaşının hiç değilse ömründe bir kez adaya ayak basması elzemdir.

 

Velonga Haber Yazılımı ile hazırlanmıştır.