Sanchez: İsrail Lübnan’da Gazze’yi hedefliyor
İspanya Başbakanı Sanchez, İsrail’in Lübnan’da Gazze’deki yıkımın benzerini hedeflediğini söyledi, İran savaşı için de sert uyarılarda bulundu.
İspanya Başbakanı Pedro Sanchez, İsrail’in Lübnan’da yürüttüğü askeri planlara ilişkin dikkat çeken açıklamalarda bulundu. Sanchez, Tel Aviv yönetiminin Lübnan’da, Gazze Şeridi’nde yaşanan yıkıma benzer bir tablo oluşturmayı hedeflediğini dile getirdi.
İspanya Parlamentosu’nda konuşan Sanchez, Orta Doğu’daki gerilimin hızla tırmandığını belirterek, ABD ve İsrail’in İran’a yönelik askeri hamlelerine karşı olduklarını açık şekilde ifade etti. Mevcut tabloyu 2003 Irak işgalinden daha riskli olarak değerlendiren Sanchez, bölgenin daha derin bir çatışma sarmalına sürüklendiği uyarısında bulundu.
Avrupa’da ayrışan ses
Sanchez, Avrupa’da ABD ve İsrail’in İran’a yönelik saldırılarını açıkça eleştiren sınırlı sayıdaki lider arasında yer alıyor. İspanya hükümeti, Gazze’ye yönelik operasyonlara da uzun süredir karşı çıkıyor ve diplomatik düzeyde sert adımlar atmayı sürdürüyor.
Geçtiğimiz yıl İspanya Parlamentosu’nda kabul edilen düzenlemeyle İsrail’e silah ve askeri ekipman satışının yasaklanması, Madrid yönetiminin bu konudaki net tutumunu ortaya koymuştu. Son olarak İspanya’nın Tel Aviv Büyükelçisi’nin geri çekilmesi de diplomatik gerilimin ulaştığı boyutu gözler önüne serdi.
Lübnan planına uluslararası tepki
İsrail’in Lübnan’ın güneyinde geniş bir alanı kontrol altına alma planları uluslararası kamuoyunda da tepkiyle karşılandı. Kanada, Lübnan’ın egemenliğine saygı gösterilmesi gerektiğini vurgularken, Fransa Dışişleri Bakanı Jean-Noel Barrot ise olası bir işgalin siviller açısından ağır sonuçlar doğuracağı uyarısında bulundu.
İsrail Savunma Bakanı Israel Katz, Hizbullah’a yönelik operasyonlar kapsamında Litani Nehri’ne kadar uzanan bir hattın kontrol altına alınacağını açıklarken, Maliye Bakanı Bezalel Smotrich’in “ilhak” çağrısı bölgedeki tansiyonu daha da yükseltti.
Uzmanlar, İsrail’in Lübnan’a yönelik olası geniş çaplı bir operasyonunun, yalnızca iki ülke arasında değil, tüm bölgeyi etkileyebilecek yeni bir çatışma dalgasını tetikleyebileceği görüşünde birleşiyor.
