Hüzün Yücel

huzun@meltemtv.com.tr

08.03.2026 tarihinde yayınlandı.

Her yıl 8 Mart’ta dünyanın dört bir yanında kadın hakları konuşuluyor.

Eşitlik, özgürlük ve adalet talepleri meydanlarda dile getiriliyor.

Ama aynı günlerde dünyanın başka yerlerinde kadınlar ve çocuklar savaşların ortasında yaşam mücadelesi veriyor.

Bombaların altında kalan şehirlerde, göç yollarında, yıkılmış evlerin enkazında…

Kısacası savaşın en ağır bedelini kadınlar ve çocuklar ödüyor.

Savaşın Görünmeyen Yüzü

Savaş denildiğinde çoğu zaman akla cepheler, ordular ve askeri operasyonlar gelir.

Oysa savaşların gerçek yüzü çoğu zaman cephe hatlarında değil, şehirlerin yıkılmış sokaklarında ortaya çıkar.

Enkaz altında kalan bir çocuk…

Göç yollarında yürüyen bir anne…

Evini kaybetmiş yaşlılar…

Modern savaşlarda en ağır bedeli askerler değil, siviller ödüyor.

Birleşmiş Milletler ve uluslararası insan hakları kuruluşlarının verilerine göre savaş ve çatışma bölgelerinde hayatını kaybedenlerin büyük bölümünü siviller oluşturuyor. Bu sivillerin önemli bir kısmını ise kadınlar ve çocuklar oluşturuyor.

Rakamların Anlattığı Acı Gerçek

Birleşmiş Milletler raporlarına göre son yıllarda Orta Doğu’daki savaşlarda hayatını kaybeden sivillerin yaklaşık yüzde 70’i kadın ve çocuklardan oluşuyor.

Mesela Gazze’de 2023’ten bu yana yaşanan çatışmalarda hayatını kaybeden sivillerin büyük bölümünü kadınlar ve çocuklar oluşturuyor.

Ukrayna savaşında Birleşmiş Milletler İnsan Hakları Yüksek Komiserliği verilerine göre binlerce sivil hayatını kaybetti ve bu kayıpların önemli bir kısmı kadınlar ve çocuklardan oluştu.

Suriye’de ise 2011’den bu yana süren savaş milyonlarca insanın hayatını altüst etti. Çeşitli insan hakları raporlarına göre yüz binlerce sivil hayatını kaybederken milyonlarca kadın ve çocuk yerinden edildi.

Kısacası bu rakamlar yalnızca istatistik değil.

Her biri yarım kalmış bir hayat demek.

Savaşın En Savunmasız Mağdurları

Savaş yalnızca hayatları değil, gelecekleri de yok ediyor.

Bir çocuğun yarım kalan eğitimi, bir annenin kaybettiği ailesi, bir toplumun parçalanan hafızası…

Kadınlar ve çocuklar savaşın yalnızca doğrudan kurbanları değil, aynı zamanda en uzun süreli mağdurları oluyor.

Göç, yoksulluk, travma ve güvensizlik…

Ayrıca savaşın bıraktığı izler yıllarca silinmiyor.

8 Mart’ta Hatırlanması Gereken Gerçek

8 Mart, kadınların haklarını ve eşitlik mücadelesini hatırlatmak için önemli bir gün.

Ama aynı zamanda dünyanın farklı yerlerinde kadınların ve çocukların savaşların ortasında hayatını kaybettiğini hatırlamak için de önemli bir gün.

Çünkü savaşların gerçek yüzü çoğu zaman rakamlarda değil, kaybedilen hayatlarda saklıdır.

Bir anne.
Bir çocuk.
Bir gelecek.

Ve belki de bu yüzden 8 Mart’ta sorulması gereken en önemli soru aynı:

Kadınların ve çocukların savaşların kurbanı olmadığı bir dünya mümkün mü?

 

 

 

Velonga Haber Yazılımı ile hazırlanmıştır.