TTB: Laikliği Savunmak Anayasal Haktır
Türk Tabipleri Birliği, laikliğin kriminalize edilmesine tepki gösterdi: “Laikliği savunmak suç değil, anayasal hak ve tarihsel sorumluluktur” dedi.
Türk Tabipleri Birliği (TTB), son dönemde laikliğin savunulmasının suç gibi gösterilmesine yönelik tartışmalara ilişkin yazılı bir açıklama yayımladı. Açıklamada, laikliğin Türkiye Cumhuriyeti’nin temel ilkelerinden biri olduğu vurgulanarak, bu ilkenin hedef alınmasının toplumsal barış açısından risk taşıdığı belirtildi.
TTB, laikliğin yalnızca anayasal bir düzenleme değil; eşit yurttaşlık, inanç özgürlüğü ve emekçilerin hak mücadelesi açısından da vazgeçilmez bir güvence olduğunu ifade etti. Laikliğin, inançların siyasal ve ekonomik çıkarların aracı haline getirilmesine karşı bir ilke olduğuna dikkat çekilen açıklamada, “Laikliği savunmayı dine karşı bir tutum gibi göstermek, Anayasa’nın laiklik ilkesine aykırıdır” denildi.
“Toplumsal Barışın Teminatıdır”
Açıklamada, laikliğe zarar verecek her adımın toplumda ayrışma ve kutuplaşmayı derinleştireceği savunuldu. Özellikle ekonomik kriz dönemlerinde emekçi kesimlerin kimlikler üzerinden ayrıştırılmaya çalışıldığı öne sürülerek, bu süreçte laikliğin savunulmasının meslek ve emek örgütleri açısından temel bir görev olduğu kaydedildi.
TTB, laik bir düzende işçilerin örgütlenme, grev ve hak arama özgürlüğünün güvence altında olduğuna işaret ederek, iş kazaları ve hak ihlallerinin “kader” ya da “fıtrat” gibi kavramlarla açıklanamayacağını belirtti.
Anayasa’nın İkinci Maddesine Vurgu
Birlik açıklamasında, Türkiye Cumhuriyeti Anayasası’nın ikinci maddesinde devletin “demokratik, laik ve sosyal bir hukuk devleti” olarak tanımlandığı hatırlatıldı. Son yıllarda bu ilkelerin aşındırıldığı savunulan metinde, laikliği savunmanın suç değil anayasal bir hak olduğu ifade edildi.
TTB, laikliğin kriminalize edilmesine karşı olduklarını belirterek, demokratik ve sosyal bir hukuk devleti için mücadelelerini sürdüreceklerini duyurdu.
