Veli-Der’den Eğitim Hakkı İçin Acil Çağrı
Veli-Der, MEB önünde yaptığı açıklamada 2026 bütçesinin eğitime çözüm getirmediğini belirterek tüm toplumu çocukların eşit, kamusal ve bilimsel eğitim hakkına sahip çıkmaya çağırdı.
Veli-Der, Milli Eğitim Bakanlığı’nın 2026 yılı bütçesinin eğitimdeki yapısal sorunları çözmekten uzak olduğunu belirterek Bakanlık binası önünde basın açıklaması yaptı. Dernek, hem öğrencilerin hem velilerin hem de eğitim emekçilerinin yıllardır artan eşitsizlikler karşısında yalnız bırakıldığını vurguladı.
Açıklamada, iktidarın son yıllarda yaptığı hızlı ve plansız değişikliklerin eğitimi nefessiz bıraktığı ifade edildi. Okulöncesinden üniversiteye kadar tüm kademelerde nitelikli kamusal eğitime erişimin giderek zorlaştığına dikkat çekilerek, “Eğitime ayrılan bütçe yıllardır ihtiyaçların gerisinde kalıyor; okulların temel ihtiyaçları bile karşılanamıyor” denildi.
Ekonomik krizin derinleşmesiyle ailelerin omuzlarındaki yükün arttığını belirten Veli-Der, okul yemeği uygulamasının hâlâ başlatılmamış olmasını “çocukların beslenme hakkının tehdit altında olması” şeklinde yorumladı. Sağlıklı gıdaya erişimin devletin görevi olduğu vurgulandı.
MESEM uygulamasına da tepki gösteren dernek, çok sayıda öğrencinin okuldan koparıldığını ve çocukların ucuz işgücüne dönüştürüldüğünü belirtti. “Çocuk cinayetlerinin yaşandığı MESEM’lerin derhal kapatılması ve okul terkine yönelik bilimsel bir çalışma yapılması gerekiyor” ifadeleri kullanıldı.
LGS’nin mevcut eşitsizlik ortamında uygulanmasının adil olmadığına dikkat çeken Veli-Der, sınav odaklı sistemin eğitimdeki uçurumu büyüttüğünü belirtti. Dernek, son yıllarda artan protokol ve iş birlikleriyle okulların tarikat ve vakıfların etkisine açıldığını, laik ve bilimsel eğitimin zarar gördüğünü vurguladı.
Zorunlu eğitimin kısaltılmasına dair tartışmaların da politik gerekçelerle yürütüldüğünü belirten Veli-Der, “Çocuklarımızın eğitim hakkını daraltan her girişime karşı duracağız” diyerek MEB’i tüm topluma karşı sorumluluk almaya çağırdı.
Açıklamanın sonunda velilere, eğitimcilere, öğrencilerle birlikte toplumsal kesimlere çağrı yapıldı: “Laik, bilimsel, eşit ve kamusal eğitimin savunulması hepimizin görevidir. Çocuklarımızın eğitim hakkından elinizi çekin.”
