Hüzün Yücel tarafından 04.01.2026 15:20 tarihinde yayınlandı.

ABD’nin Venezuela’ya düzenlediği askeri operasyon ve Devlet Başkanı Nicolas Maduro’nun kaçırılması, Asya kıtasında da geniş yankı uyandırdı. Bölgedeki ülkelerden gelen tepkiler kınamadan diplomasi çağrılarına, sessizlikten sivil protestolara kadar farklılık gösterdi.

Çin, operasyonu egemen bir devlete karşı güç kullanımı olarak nitelendirerek uluslararası hukuka aykırı buldu. Pekin yönetimi, ABD’nin başka ülkelerin iç işlerine müdahale etmemesi gerektiğini vurgularken, yaşananların bölgesel barış ve istikrar açısından ciddi riskler barındırdığı uyarısında bulundu.

Rusya da saldırıyı sert ifadelerle kınadı. Moskova, ABD’nin askeri adımını silahlı bir saldırı olarak değerlendirerek, bunun Venezuela’nın egemenliğine açık bir müdahale olduğunu belirtti. Rus yetkililer, gerilimin daha fazla tırmanmaması için itidal ve diyalog çağrısı yaptı.

Japonya, Malezya ve Endonezya ise doğrudan kınama yerine diplomasi ve itidal vurgusu yaptı. Bu ülkeler, uluslararası hukukun korunmasının ve anlaşmazlıkların barışçıl yollarla çözülmesinin önemine dikkat çekerek, taraflara gerilimi düşürme çağrısında bulundu.

Güney Asya’da ise hükümetler düzeyinde sessizlik öne çıktı. Hindistan başta olmak üzere bazı ülkeler resmi açıklama yapmazken, sol siyasi yapılar ve sendikal örgütler saldırıya tepki gösterdi. Bangladeş’teki sol örgütler operasyonu “emperyalist müdahale” olarak nitelendirirken, Hindistan’da da çeşitli sendikalar ve sol gruplar protesto eylemleri düzenledi.

Bölgedeki tepkilerin ortak noktasında, askeri müdahalelerin uluslararası hukuka aykırı olduğu ve yeni bir çatışma dalgasının küresel istikrarsızlığı artıracağı endişesi yer aldı. Diplomasinin ve diyalog kanallarının devreye sokulması çağrıları öne çıktı.

Benzer İçerikler

Velonga Haber Yazılımı ile hazırlanmıştır.