Haber

Gürer: Yanlış Başlangıç Fiyat Artışını Katlar

CHP’li Gürer, kuraklık ve zirai don nedeniyle milyonlarca ton ürün kaybı yaşandığını, doğru adımlar atılmazsa sebze-meyvede yüksek fiyatların kaçınılmaz olduğunu söyledi.

Hüzün Yücel tarafından 18.11.2025 14:31 tarihinde yayınlandı.

CHP Niğde Milletvekili Ömer Fethi Gürer, kuraklık ve zirai donun etkileriyle tarımda ciddi kayıplar yaşandığını, bunun doğrudan meyve ve sebze fiyatlarına yansıyacağını belirtti. TBMM’de basın toplantısı düzenleyen Gürer, “2025 yılında yalnızca meyvede 8 milyon ton kayıtlı kayıp var. Kayıt dışı üretimle birlikte bu rakam 10 milyon tona çıkıyor. Böyle bir tabloda hem raf fiyatlarının hem satışların yükselmesi kaçınılmazdır” dedi.

Gürer, özellikle nakliye maliyetleri ve mazot fiyatlarındaki artışın sebze fiyatlarını daha da yukarı çektiğini ifade ederek, “İlk düğme yanlış iliklenirse fiyat artışlarının önüne geçilemez. Bu süreç en çok emekliyi, dar gelirliyi ve sabit ücretliyi vuracak” değerlendirmesinde bulundu.

TÜİK’in açıkladığı Tarım Ürünleri Üretici Fiyat Endeksi’ne de değinen Gürer, yıllık artışın yüzde 45,40 olduğunu, bazı ürünlerde bu oranın çok daha yüksek seyrettiğini belirtti. Sert ve yumuşak çekirdekli meyvelerde yıllık artışın yüzde 137,84’e ulaştığını, sebze grubunda ise aylık artışın yüzde 28,84 olduğunu söyledi.

“Tarım Kanunu uygulanmıyor, çiftçi destek alamıyor”

Gürer, Tarım Kanunu’nun öngördüğü desteklerin yıllardır çiftçiye verilmediğini vurguladı:
“Tarım Kanunu’na göre milli gelirin yüzde 1’i çiftçiye aktarılmalı. 2026 için bu destek 722 milyar lira olmalıydı. Cumhurbaşkanlığı Programı’nda ayrılan kaynak ise 168 milyar lirada kaldı. Kanun fiilen uygulanmıyor.”

Çiftçinin borç yükünün alarm verdiğini ifade eden Gürer, bankalara olan borcun 1 trilyon 117 milyar lirayı bulduğunu, takibe düşen borçların ise 10 milyar 202 milyon liraya yükseldiğini söyledi. “Üretici borçlandıkça haciz baskısı artıyor, tarlasını, traktörünü kaybeden çiftçi üretimi sürdüremiyor” dedi.

“İthalatta vurguna dönüşen düzen var”

Gürer, hububat ve bakliyat ithalatının iç piyasayı bozduğunu ifade ederek, “Yerli üreticinin maliyetinden yüksek fiyata ithalat yapan bir sistem kuruldu. Bu durum bir kesim için büyük bir kazanca dönüşmüş durumda. Bu yapı hem üreticiyi hem tüketiciyi mağdur ediyor” değerlendirmesinde bulundu.

Gürer, çiftçinin yıllardır alması gereken destek miktarı ile ödenen destek arasındaki farkın 1 trilyon 892 milyar liraya ulaştığını, tarımın sürdürülebilirliği için bu tablonun değiştirilmesi gerektiğini belirterek sözlerini tamamladı.

İlgili Haberler

Tümü